İnovasyon Türleri

 1.2.İnovasyon Türleri

 
Radikal inovasyon, ya radikal fikirler sonucu daha önce denenmemiş ve geliştirilmiş ürün veya üretim yöntemlerinin ortaya çıkarıldığı büyük atılımlarla oluşur. (http://www.focusinnovation.net/what.html)09.06.2006
 
Eğer bu tür yeni, çarpıcı ve radikal çözümleri üretebilirseniz, o zaman rekabetten ciddi şekilde farklılaşabilirsiniz. Sonuçta da firmalar ‘kârlı’ olarak büyüyebilirler. ( http://www.turkishtime.org/tt_new/arman_kirim.asp. 06.06.2006)
 
Durağan teknolojiler için açık nitelikte olan bilgi artımsal inovasyona gelindiğinde kısmen kapalı hale gelmekte, radikal inovasyon durumunda ise bu kapalılık bilgiye iyice egemen olmaktadır. İnovasyon, bilgiyi formüle eden kodların ve iletişimin esnekleşmesini gerektiren bir değişiklik olduğundan standartlaşmayı bozmakta, yeni teknoloji paradigmalarının yaratıldığı radikal inovasyonda üretici ile kullanıcı arasında standart kriterlerin yerini karşılıklı güven veya ortak anlayış gibi sübjektif unsurlar almaktadır.
 
Firma faaliyetindeki istikrarın radikal değişiklikler sonucu sar­sıldığı durumlarda ise, pazardaki konumunu korumak isteyen firma yeni yetenek­leri geliştirerek değişime uyum sağlayacağı stratejiler geliştirir ve yeni egemen tek­noloji yörüngelerine "sıçramaya" çalışır. Pazar düzeyinde "yaratıcı yıkımlar" a neden olan radikal yenilikler firma düzeyinde yeni teknoloji yörüngelerine geçişleri tetik­ler.
Özetle, teknolojik inovasyon süreci radikalleştikçe kapalı bilginin ve dolayısıyla bilgi iletişimi için mekansal yakınlığın önemi artmaktadır. inovasyon yapmayan veya artımsal inovasyon yapan kuruluşlar için fazla bir önemi olmayan Yerel çevre ile inovasyon arasındaki ilişkiyi araştıran ikinci yaklaşıma göre, inovasyon yapmayan veya artımsal inovasyon yapan kuruluşlar için fazla bir önemi olmayan yerel çevre, radikal inovasyona gelince inovasyon sürecinin asli bir parçası haline gelmektedir. (D. Maillat 1991)
 
Teknolojik gelişme çoğunlukla yeni makine tasarımları, yeni gereçlerin kullanılması, yeni işlem ve yöntemler ve yeni mal tasarımı yoluyla gerçekleşmektedir. Genel olarak üretim ya da yapılan işin kapasitesini artırmaya yönelik her yatırım, yeni teknoloji uygulaması anlamına gelmektedir (Şaylan, 1995, 98).
İnovasyon uygulamalarının bir döngü halinde sürmesi pazardan alınan geribildirime bağlıdır. Bu anlamda müşterilerden gelecek olan yenilik talepleri yenilik stratejisinin uygulanması ve sürdürülmesi açısından önem arz etmektedir
         Girişimci ruha sahip biri için yenilikçi olmamak mümkün değildir. Yenilik yapmak ve uygulamak mümkün ise girişimcilik yenilikçilik yönünde harekete geçebilir. Değilse taklit ve tekrardan kurtulamaz Mesele teknik olmaktan çok toplumsal ve siyasal ortam ile ilgilidir. (“Elektrik Dergisi" Haziran 2003, Sayı 170).
Farklı kümelerin bilgi tabanlarına bağlı olarak inovasyon uygulamalarında geniş farklılıklar görülebilir. Bazı kümeler bilim sistemi ile yakından ilişkili olup bu kümelerdeki inovasyonlar bilimsel keşiflere güçlü bir biçimde bağlıdır (eczacılık, yarı iletkenler ve biyoteknoloji gibi). Bazı kümeler bilim sistemi ve diğer kümeler arasında ara yüz işlevi (enformasyon teknolojileri vb.) görürler; diğerleri ise olgunlaşmış mühendislik dallarında olduğu gibi bilim sisteminden oldukça bağımsızdırlar.
 
Teknolojik değişiklikler inovasyon politikaları uygulamalarını etkileyen önemli bir unsurdur. Giderek karmaşıklaşan teknolojiler nedeniyle devletler/hükümetler yeni teknolojilerin uygulanmasının desteklenmesi durumunda sağlayacağı yararlar ve etkilerini anlama konusunda artan problemlerle karşılaşmaktadırlar.
 
İnovasyon yeni ürünler için gereklidir. Bilgi inovasyon faaliyetlerinin temel taşıdır. Bu çerçevede, inovasyon sisteminin; yeni fikirleri yeni veya geliştirilmiş ürün, hizmet ve proseslere dönüştürme kapasitesinin iyileştirilmesi ve bu konudaki faaliyetlerin muhtelif araçlarla teşvik edilmesi gerekmektedir.
İşletmeler için  inovasyon, rekabet avantajı sağlamak ve  tüketici için en iyi değeri yaratmak bakımından  en temel araçtır.  Tamamen teknoloji tabanlı işletme tipinin dışındaki işletmelerin, sadece yeni ürün geliştirmenin teknolojik yönüne değil fakat aynı zamanda piyasadaki pozisyonlarını iyileştirmeye yönelik inovasyon-buluş yollarına da odaklanmaları önemlidir.(http://www.sanayi.gov.tr/ webedit/gozlem.aspx?sayfaNo=1147 01.06.2006)
“ Asla unutulmamalıdır ki, kalıcı bir teknoloji performansı kazanılmasında, ithal teknoloji, hiçbir biçimde, ülkenin kendisinin, sağlam bir bilim temeli ile belirli bir inovasyon kapasitesine sahip bulunmasının yerini tutamaz. Önem verilmesi gereken husus, yaparak öğrenme ve araştırarak öğrenme yoluyla, ‘know-how’ın özümsenmesidir [bilgiye erişimdir].”
Günümüzde ekonomi artan bir şekilde bilgi üzerine temellenmektedir. Bilgi ekonomi içerisinde rolünü artırmakta ve “cisimsiz ekonomi”ye katkılar yapmaktadır. (Knowledge is Power, 2000: 27 ).Yeni  ürünlerin ve hizmetlerin yaratılmasında bilgi temel faktördür. (Babita GUPTA.2000: 19)
 
Bilginin üretildiği, dağıtıldığı ve kullanıldığı süreçleri belirleyen modern inovasyon sistemleri bilgi ekonomilerinin esasını oluşturur. Buradaki yeni inovasyon sisteminin çok yanlı ve dinamik bir nitelik gösterdiği belirlenmektedir. (Kırım Arman; 2003) Öyle ki, bu sistemleri artık herhangi bir ürün, üretim tekniği veya sektörle kısıtlamak güçleşmektedir. Bunun yanında, bölgesel ve ulusal sınırların ötesinde uluslar arası bir inovasyon sisteminden söz edilmektedir.
 
Dünyadaki ekonomik ilişkilerin büyük bir bölümü uluslararası şirketler tarafından gerçekleştirilirken, kurallarda evrensel düzeyde uluslar arası kuruluşlar tarafından belirlenmektedir. Dünya Ticaret Örgütü (WTO) ve Uluslar arası Para Fonu (IMF) gibi kuruluşlar dünyadaki mal, hizmet ve sermaye hareketlerini düzenlemek konusunda etkinliklerini gittikçe artırmaktadırlar.(http://www.business.auc. dk/druid/conferences/winter1997/conf-papers/birgbjor.pdf: s.10) 01.06.2006
 
İnovasyon, süreç olarak, “bir fikri pazarlanabilir bir ürün ya da hizmete, yeni ya da geliştirilmiş bir imalat yahut dağıtım yöntemine, ya da yeni bir toplumsal hizmete dönüştürmektir”(OECD; 1996)
 
İnovasyon, dönüştürme süreci sonunda ortaya konan, “pazarlanabilir, yeni ya da geliştirilmiş ürün, yöntem ya da hizmettir”(Avrupa Komisyonu, 1995). Keşif ve buluş/inovasyon süreci… yaşam standardındaki uzun vadeli iyileşmeleri yaratan süreçtir’. Sonuçta gelişmiş ekonomilerdeki büyümenin yarıdan fazlası inovasyondan kaynaklanmıştır (OECD 1996a)
 
İnovasyonda ölçümleyemediğinizi yönetemezsiniz, tanımlayamadığınızı da ölçümleyemezsiniz.
 
Bu nedenle aşağıdaki süreçlerin sürekli takip edilmesi gereklidir:
 
Ø Müşteriler ve tedarikçilerle yapılan pazarlıklarda karlı iş yapış şekillerinin ortaya çıkarılması
Ø Kâr getiren ürünlere odaklanılması
Ø Kârlılık odaklı müşteri segmentasyonu çalışmaları ve müşteri yöneticilerinin karlılığa göre teşviklendirilmesi.
Ø Minimum sipariş miktarı uygulaması gibi kar getirecek işletme politikası değişiklikleri
Ø İşlerin fiyatlandırılması ya da kabulü aşamasında "what-if" karlılık analizlerinin yapılması
Ø Müşteri ve tedarikçi değerlendirmelerinin karlılık ile ilişkilendirilmesi
Ø Ürün ve süreç tasarım çalışmalarının karlılık ile ilişkilendirilmesi
Ø Operasyonel iyileştirmeler, vs.
 
Deneyimler, yeni teknoloji-tabanlı firmaların başarısının, içinde bulundukları iş çevresinin destekleyici hizmet ortamı kadar, ilgili ürün ve üretim teknolojilerinin, pazar araştırmasının, finansal plânlamanın, muhasebenin, yasal konuların, sözleş­meler ve ağ yapısının bütünsel olarak çok iyi algılanmasını sağlayacak üst düzey bir yönetilişini ve yönetimi gerektirdiğine işaret etmektedir (OECD, 1998d).
 
Başarılı bir inovasyon politikası açısından, kurumsal öğrenme kapasitesi yaşamsal önemde belirleyicidir. Bu, diğer ülkelerin deneyimlerinden öğrenmek kadar inovasyon sistemi içindeki süreçlerden öğrenmenin de önemini vurgular. Ancak, diğer ülkelerin deneyimlerinden öğrenmekle sınırlıdır. Ulusal inovasyon sisteminin kurumsal kurgusu o denli özgündür ki, bir başka ülkeden bütün ayrıntılarıyla birlikte kopyalanamaz. Her bir ülkenin inovasyon sisteminin ince ayarı, ayrı ayrı tasarımlanmalıdır. Bu ince ayarın yönü, uygun bir dönem boyunca yaşanan deneme yanılma sürecinde bulunabilir.(TEKES, 2002):
 
Bir araya gelen kümeleşen firmaların birbirlerinden görerek, aralarında konuşarak, bilgi ve deneyimlerini paylaşarak öğrenmeleri, bilim ve teknoloji politikalarında ya da bu politikaların uygulanmasındaki süreksizliğin nedenlerinden biridir. Sonuç olarak "geçmişin bilgi ve deneyim birikimini önyargısız değerlendirerek bundan yararlanma ve yeniyi bu mirasın üzerine inşa etme ve böylece kadrolar değilse bile, kararların ve kurumların sürekliliğini sağlama kültürünün olmadığı" kanısına varılmamalıdır.
 
Jan Nahum, TTGV (Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı)  tarafından düzenlenen "Desteknoloji Sohbetleri" dizisinde, İstanbul’da (9 Ağustos 2001), aynı tema üzerine yaptığı bir konuşmada da şunları söylüyor (Nahum J., 2001):
 
"Bizim en temel sorunumuz stratejik düşünmemek ve deneyim eksikliği. Teknoloji üretim merkezi [olma konusu] üzerinde konuşurken bunu stratejik bir ana yapı ve sağlam temeller üzerine oturtmazsak moda olarak kalır; gerektiği kadar gelişemez…"
 
İnovasyon, tek aşamalı bir faaliyet değil; aksine, tüm organizasyonu fırsatları yakalayacak ve pazar payını artıracak şekilde iç ve dış faktörlerle etkileyen sürekli faaliyettir. Bu nedenle inovasyonu teşvik eden ve yöneten bir sistem kuran firmalar ürün ve hizmetlerini daha üstün özelliklerde firmayı geliştirme, daha çok üretme ve pazarlama şansına sahiptir. (“http://www.focusinnovation. net/what. html. 09.06.2006)
 
Firmaların başarısı bu engellerin üstesinden gelme kapasitesiyle ilgilidir. Bunlar ise; üretim sistemlerinin hızlı değişen teknolojiyle uyumunun sağlanması, finansal sorunlar, pazarlama problemleri ve yönetsel sorunlardır. Bu sorunları ortaya çıkaran faktörler ise küreselleşme, AB üyeliği, korumacılık politikaları, bilişim teknolojileri ve internet ve müşterilerin ürünler hakkında artan bilgisi, çevre baskıları ve politik iklimdir. (Coşkun Recai, Altunışık Remzi, 2002,)
 
Uluslararası direkt fiziki yatırımların serbestleşmesi ile birlikte teknoloji transferi ve bilgi akışı için önemli bir kanal oluşmuştur. Fiziki yatırımların artması ile bilgi ekonomilerindeki üretim süreçleri daha evrensel ve rekabete açık bir nitelik kazanarak etkinleşmektedir. Çünkübu yatırımlar sayesinde sadece ülkenin sermaye stoku artmamakta, aynı zamanda yönetim tecrübesi, teknik insan sermayesi, yeni ürün ve üretim süreci teknikleri ve uluslar arası pazarlama kanallarına ilişkin bilgi akışı da sağlanmaktadır. (Department of Trade and Industry 1998)
 
Üretim ve pazarlama gibi ekonomik aktiviteler sürecinde gerçekleştirilen bilgi edinme süreci ise “dolaylı öğrenme” (indirect learning) olmaktadır. Modern bilgi ekonomilerinin esasını oluşturan inovasyon sistemlerinde dolaylı öğrenmenin önemi büyük oranda artmıştır. Çünkü yeni inovasyon sistemlerinde üretim yapısı sadece direkt bilgileri alıp uygulayan pasif bir nitelikte değildir.
 
Aynı zamanda üretim ve pazarlama sürecinin kendi işleyişi çerçevesinde gelişen network içindede bilgi üretilerek ülkenin bilgi stokuna katkı sağlanmaktadır. Böylece yeni ekonominin üretim yapısı sadece binalar, araç gereç ve benzeri gibi maddi kaynaklardan oluşmamakta, aynı zamanda maddi olmayan ve üretim sürecinde elde edilmiş olan bilgi stokundan da oluşmaktadır.
 
Bu anlamda, yeni ekonomilerde gerek ulusal ve gerekse uluslararası alanda firmalara rekabet üstünlüğü sağlayan unsurda bu tür bilgiler olmaktadır.
 (http://www.business.auc.dk/druid/conferences/winter1997/conf-papers/birgbjor.pdf,s. 2.) 24.05.2006
 
Lundvall’a göre; 
"Üretim siste­mi, pazarlama sistemi ve finans sistemi öğrenmenin yer adlığı alt sistemlerdir" ve "ULİS(Ulusal İnovasyon Sistemleri)’in çözümlenmesinde [analizinde] hangi alt sistemlerin ve toplumsal kurumla­rın çözümlemeye katılması ya da dışta tutulması gerektiğinin ayrıntılı olarak belir­lenmesi, kuramsal yaklaşımları olduğu kadar tarihsel çözümlemeleri de içeren bir iştir… Bu bakımdan hangi alt sistemler dahil edilmeli ve hangi süreçler incelenme­li konusu göz önünde tutularak, ulusal inovasyon sistemi tanımı açık ve esnek bırakılmalıdır." (Lundvall, B.-Å., 1992)
 
İnovasyon, iş anlayışına tamamen yeni bir yaklaşımla da olabilir. Örnek olarak yeni pazar alanı yaratmak veya mevcut pazarda daha fazla kazanç sağlamak için  on-line perakendeciliğin  yeni iş modelleri verilebilir.
İnovasyonun, inovasyon olarak adlandırılabilmesi için "firma için yeni" olması yeterlidir. Örneğin, tekstil sektöründe faaliyet gösteren bir firma, yıkandığında buruşmayan bir kumaş geliştirebilir. Bir restoran bilgisayar kontrollü sipariş ve faturalama sistemine geçebilir. Bir seyahat acentesi on-line rezervasyon ve bilgi servisi ile müşterilerine hizmet vermeye başlayabilir. Bir ürünün teslim süresini kısaltmak veya bir hizmetin sunuş kalitesini artırmak için kalite standartları uygulanmaya başlanabilir; bir imalat firması tam zamanında üretim tekniklerini kullanarak üretim sistemini yeniden yapılandırabilir.
Tüm sektörlerde faaliyet gösteren her türlü firmanın tüm iş alanlarında inovasyona gereksinimi vardır. İnovasyonun iş alanlarında başarı ile uygulanması için inovasyon da bir takım modelleri uygulamak gerekmektedir. Bu modellerden biride İş Modeli (Business Model)’dir.
Yeterli bir yönetim yapısının oluşturulması ve ilgili yapılanmaların kurulması projenin kritik bir aşamasıdır.
 
Uzlaşımın ilk adımı Bölgesel Teknoloji Komitesi’nin (BTK) oluşturulması ile başlar. BTK’nın atayacağı Proje Yönetim Birimi (PYB), ulusal ve uluslararası uzmanlar, Çalışma Grupları, Uzman Panelleri ve İnovasyon Meclisi BTKS’nin diğer organlarını oluşturur. Yapılanma içinde önemli bir işlevi olan yerel yönetimlerin rolü ise; bölgesel inovasyon faaliyetinin tarafları arasındaki ilişkileri düzenleyen ve yönlendiren “ortak akıl”dır.
 İnovasyonun, temelinde, bilgi teknolojilerindeki radikal değişimler sonucu öğrenme süreçlerinin, daha farklı alan ve boyutlara taşınması yer almaktadır. inovasyonun yapısının elle tutulabilir ve gözle görülebilir fiziki mallardan çok, bilgi temelli ve daha fazla hizmete benzeyen mallar doğru kayması söz konusudur. Bunun doğal sonucu ise, bilginin uygulama alanının sürekli olarak gelişmesidir. Bilginin üretim süreçlerindeki yerinin gittikçe artması sonucu, sanayi mallarının göreceli olarak değer kaybına uğradıkları görülmektedir.
Alt yapı, uzmanlık ve ustalıkların mevcudiyeti, araştırma ve geliştirme merkezleri ve yenilikçi potansiyele sahip işletmeler gibi faktörlerin birleştiği durumlarda cluster-iş kümelerinin geliştirilmesi inovasyon performansı için büyük öneme sahiptir. Bu koşulların mevcut olduğu yerlerde inovasyon kapasitesinin, dünya ölçeğinde  rekabet edebilirliği oluşturmak ve geliştirmek için teşvik edilmesi önemlidir. (Kırım Arman; 2005) 

Yazar ile ilgili

admin 79 makalesi var.

Yorum Yaz

Kendinizi gosteren resimleri gravatar adresinden indirebilirsiniz.

Yorum yazmak icin giris yapin.

Copyright © 2010 GİRİŞİM EKİBİ. All rights reserved.